Diyabet Cerrahisi

Cerrahi

Metabolik cerrahi, diyabet hastalığı, kilo fazlalığı, tansiyon yüksekliği ve kolesterol seviyelerinin yüksekliğiyle seyreden metabolik sendromun ameliyatla tedavi edilmesidir. Metabolik sendrom vücutta ciddi organ hasarına neden olabilen, iş kaybına sebep olabilen, aynı zamanda kalp ve damar hastalıklarının oluşmasını sağladığından, bir ölüm sebebi olarak değerlendirilir. Dünyada olduğu gibi, ülkemizde de giderek artan sıklıkta morbid obezite ve metabolik sendrom görülmektedir. Morbid obeziteye eşlik eden hastalıklar arasında, koroner arter hastalığı, Tip 2 diyabet, yüksek tansiyon gibi metabolik rahatsızlıklar yer alır. Bu hastalarda görülen kanser sıklığı da fazladır. Bu hastalıkların artması nedeniyle, sağlık harcamaların arttığı görülmektedir. Bu nedenle hastaların ameliyatla tedavi edilmesi tercih edilmektedir.

Geleneksel Tip 2 Diyabet tedavisi yeterli değilse?

Kandaki şeker düzeylerini iyileştirerek normale döndürmek ve böylelikle göz ve böbrek hastalığı gibi uzun süreli komplikasyonlarla sinirlere ve kan damarlarına zarar gelmesini önlemek amacıyla diyabetin tedavi edilmesi gerekmektedir. Normalize kan şeker düzeyleri ölüm, inme, kalp yetmezliği ve diğer komplikasyonların riskini azaltmaktadır.

Kanda glikosilatlı hemoglobin (HbA1c) düzeylerini belirlemek amacıyla yapılan testler kişinin uzun dönem komplikasyon riskini belirleyebilmektedir. Bu test, kırmızı kan hücreleri ile diğer hücrelere yapışan glükoz miktarını ölçmektedir. HbA1c düzeyini %1 oranında düşürmek bile komplikasyon riskini %25 azaltmaktadır.

Tip 2 Diyabet tedavisinde ilk hedef, kan şeker düzeylerinin normale döndürülmesi yoluyla semptomların iyileştirilmesidir. Sonrasındaki hedefler ise göz ve böbrek hastalığı gibi uzun süreli komplikasyonlarla sinirlere ve kan damarlarına zarar gelmesini önlemektir. Son zamanlarda yapılan araştırmalar, kan şekerinin sıkı bir şekilde kontrol edilmesinin göz, böbrek ve sinir hasarı gibi çeşitli uzun dönemli komplikasyonları azaltabileceğini göstermektedir.

Tip 2 Diyabetin ilk adım tedavisi diyet ve egzersizdir. Bunlar normal kan şekeri düzeylerinin korunmasında yeterli değilse pankreasın daha fazla insülin üretmesini tetikleyen, insülinin daha çok işe yaramasına yardımcı olan, karbonhidratların barsakta emilimini azaltan ya da karaciğerdeki şeker üretimini azaltan ilaçlar almanız gerekebilir. Yaşam tarzı değişiklikleri ve ilaçlara rağmen kan şekeri kontrolünüz yetersiz ise insülin almanız gerekecektir.

Tip 2 Diyabet bulunan bazı insanlar diyetten sonra ilaçları bırakabilmektedir, ancak sağlıklı bir kiloya ulaşmak ve bunu sürdürmek bazen oldukça zorlayıcıdır. Çeşitli diyetler deneyerek başarısız olmuşsanız metabolik cerrahisi yöntemleri Tip 2 Diyabet tedavisi için kalıcı bir çözüm oluşturabilir!

Kanıtlanmış Prosedürler

Biliopankreatik Diversiyon, Duodenal Switch ve Gatrik Bypass prosedürleri kanıtlanmış yüksek metabolik etkinliğe sahip yöntemlerdir.

Minimal İnvaziv Teknikler

Doç. Dr. Ayhan Mesci tarafından uygulanan tüm prosedürlerin %98’ten fazlası minimal invaziv (laparoskopik) teknikleri kullanarak yapılmaktadır. Minimal invaziv ameliyat; hızlı bir iyileşme sürecine katkıda bulunan daha hızlı operasyonlar, daha az anestezi, çok daha ufak kesiler ve daha az yara izi demektir.

Neyi kaybetmeyi… ya da kazanmayı bekleyebilirsiniz?

Hastaların çoğu ameliyattan 18 ila 24 ay sonra fazla kilolarının %50 ile %85’ini kaybederler. Ulaştığınız kilo kaybını ancak diyet değişiklikleri ve düzenli egzersizle sürdürebilirsiniz. Diyabetin daha iyi kontrolü ya da gerilemesi eğilimi önemli miktarda kilo kaybı oluşmadan önce bile söz konusudur.

Ameliyatın kan şekeri düzeyleri, tansiyon ve kolesterol üzerindeki etkileri

Operasyondan hemen sonra kan şekeri düzeyleri hızla iyileşerek ilacın azaltılmasına ya da kesilmesine imkan sağlar. Yeni çalışmalar, obezite ameliyatının da yağ dokusunda etkili oranda kayba ve insülin direncinin iyileşmesinde rol aldığını göstermektedir.

Metabolik cerrahi yöntemleri diyabetin kontrol altına alınmasında oldukça etkilidir. Hastaların yaklaşık üçte birinde ameliyattan sonra diyabet ilacı gerekmemekte, %85’inde ise ameliyattan sonraki iki yıl içinde diyabetleri tamamen düzelmektedir.

Diyabetin daha hafif formu (diyetle kontrol altında tutulan) bulunan hastalar, beş yıldan az bir süredir diyabet hastası olanlar ve ameliyattan sonra daha fazla kilo kaybedenlerde diyabetin tamamen gerileme olasılığı daha fazladır. Diyabet hastalarının pek çoğunda kalp krizi ve inme riskini önemli ölçüde artıran yüksek tansiyon ve kolesterol problemleri bulunmaktadır. Operasyon yüksek tansiyonla kolesterolü iyileştirerek bu riskleri azaltmaktadır.

İyileşme ve Ameliyat Sonrası İzlem

Operasyon düşünen hastalar en çok başarısız olmaktan korkmaktadır; başarı için gerekli yaşam tarzı değişikliklerine bağlı kalamayacaklarından korkarlar. Bu nedenle bu hastalar, yaşam boyu izlemden ve sağlam bir destek ağından yarar görmektedir.

Ameliyattan sonra erken dönemde cerrahla yapılan vizitler potansiyel komplikasyonlarla diyet değişikliklerine odaklanılmasını sağlar. Hekim danışmanlığında beslenme durumu, ilk ay boyunca progresif bir şekilde sıvı gıdalardan katı gıdalara doğru ilerler. Geç dönem vizitlerinde ise psikolojik destek, beslenme değerlendirmesi, vitamin takviyesi ve egzersiz programları üzerinde odaklanılmaktadır.

Ameliyat için uygun musunuz?

Metabolik cerrahi önemli bir ameliyat olup, yalnızca medikal tedavi ile diyabet tedavileri başarısız olduğu durumda düşünülmelidir. Eğer kilo kaybı ameliyatı düşünüyorsanız, yaşam tarzınızdaki ömür boyu sürecek değişikliklere ve metabolik cerrahi ekibiyle yapacağınız vizitlere bağlı kalmayı ciddi bir şekilde göz önüne almalısınız.

Tip 2 diyabet ya da fazla kiloyla ilişkili başka hastalıklarla birlikte VKİ 35 kg/m2 ya da üzerinde ise ve normal açlık kan şekerine (ortalama 125 mg/dl ya da HbA1C %7) ulaşamıyorsanız, muhtemelen diyabet cerrahisi adayısınız demektir. Kontrolü yetersiz diyabet gibi bazı durumlarda hastalar, VKİ 35 kg/m2’nin altında ise bile metabolik cerrahi için uygundur. Merkezimiz, bazı istisnalarla beraber 12 ila 70 yaş arası adayları kabul etmektedir.

Her ameliyatın riskleri vardır

Cerrahi prosedürlerin tümünün, yararlarıyla tartılması gereken bir takım riskleri söz konusudur. Cerrahınız, bilinçli bir karara ulaşmanız amacıyla ameliyatın potansiyel risklerini sizinle görüşecektir.